Blog Default

Hamilelikte Psikoloji

Hamilelik döneminin nasıl geçirileceği ve anne üzerindeki psikolojik etkisi anne adayının anneliğe duygusal olarak ne kadar hazır olduğuna bağlı olarak değişmektedir. 

Anne adayının eşi ile ilişkisi kendi çocukluk hatıraları ve ailesi ile olan ilişkileri, fiziksel sağlığı gibi faktörler annenin hamilelik psikolojini etkilemektedir. 

Hamilelik döneminde kadın eşi ile olan ilişkilerini ve yaşamda üstlendiği rolü sorgular. Hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren anne adayına heyecan ve kaygı eşlik eder. 

Anne adayı, doğum, emzirme, bebeğin sağlığı ve bakımı gibi konularda yaşadığı bu kaygılarla baş edebildiği ölçüde hamilelik dönemini stressiz bir şekilde geçirecektir. 

Annenin hamilelik dönemindeki psikolojisi anne karnındaki bebeğin ruhsal sağlığını etkilemektedir. 

Anne adayları hamilelik döneminde fazlaca korku ve kaygı yaşarlar. Bu kaygıların bazıları vücuttaki fiziksel ve hormonal değişikliklere kaynaklanırken, bir kısmı da yaşantılardan kaynaklıdır. Bu nedenle bu korku ve kaygılar çok normaldir. Hamilelik döneminde anne adayı kendisini, kadınlığını, duygusallığını ve fiziksel değişikliklerini keşfedecektir. Daha önce farkında olmadığını bir iç dünyanın kapılarını aralayarak içinizdeki beni keşfetmek, bu dönemi benzersiz yapacaktır. 

Hamilelik döneminde anne yaşadığı korku ve kaygıların bu dönemin doğal bir parçası olduğunu bilmeli ve arkasına yaslanarak hamileliğin tadını çıkarmalıdır. Anne adaylarının korkularını, kaygılarını, ebeveyn olma sorumluluklarını birlikte göğüsleyerek aile olma bilinciyle birlikte birbirlerine destek olmaları gerekmektedir. 

Çocuk yetiştirmek hamilelik döneminde başlayan ve uzun yıllar devam edecek bir süreçtir. Anne adayı duygularını tanıdıkça ve kendini eğiterek tecrübelendikçe her geçen gün bebeği için daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır. Bebeğini kötü etkilelememek ve gergin, stresli bir dönem yaşamak için duygularını tanımaktan kaçmamalı ve görmezden gelmemelidir. 

Hamilelik döneminde oluşan kaygılar ile başa çıkabilmek için gerekli şeyler şu şekildedir;

  • Eş desteği,
  • Aile bireylerinin desteği,
  • Hamilelik dönemi ve doğum sonrası hakkında bilgilenme,
  • Rahatlamak ve gevşemek için egzersizler yapma 

Çok güzel anılar biriktireceğiniz ve sağlıklı şekilde bebeğinizi kucağınıza alacağınız bir hamilelik dönemi geçirmenizi dileriz. 

Normal Doğum mu ? Sezaryen mi ?

Tarif edilemez ve eşsiz bir deneyim olan doğum yapmak, anne adayları için hamilelik sürecinde karşılaştıkları en heyecanlı kısımdır. Anne adayları hamilelik süreçleri boyunca sürekli olarak doğum sürecinin nasıl olacağı ve hangi yöntemin tercih edileceği konusunda sorular sorar ve cevaplar arar. Bu sorulardan ve yöntemlerden korkuyor olabilirsiniz ancak burada hatırlamanız gereken ilk şey her doğum çeşidinde kadın ve bebek sağlığının ön planda olduğudur. 

37 ve 42. haftaların arasında hiçbir müdahale olmadan başlayan doğuma normal doğum denir. Doktorlar tarafından aksi söylenmedikçe normal doğum önerilir. Müdahalenin geçerli bir sebebi bulunmuyor ise her anne adayı normal doğumu tercih etmelidir. Normal doğumda enfeksiyon kanama gibi oluşabilecek olumsuzluk ve riskler daha düşüktür. Dikişler daha çabuk iyileşmesine ve emzirmenin hemen başlamasına bağlı olarak anne bebek bağı hemen oluşur ve bu durum anne ve bebek sağlığı için oldukça avantajlıdır. Normal doğum sırasında hızlı toparlanma ve minimum ağrı ile doğum sonrası süreç daha keyifli geçebilir. 

Gebeliğin sonuna doğru artan korku ve endişelere bağlı olarak anne adayları sezaryen doğuma daha sıcak bakabilir. Doğum sonrası iyileşme süreci daha uzun olacağından ve daha sonraki doğumlarda daha yüksek riskler oluşturmasından dolayı sezaryen doğum kesinlikle ilk tercih olmamalıdır. Sezaryen doğum, doğumdan sonra bulantı, bağırsakların geç düzene girmesi ve bulantı gibi sorunları yaşamanıza sebep olabilir. Sezaryen doğum, kan pıhtılaşması, acil rahim ameliyatı, pelvik ağrıda artış, ve daha sonraki hamileliklerde dış doğuma kadar bir çok soruna sebep olabilir. Sezaryen doğum doktorunuz tarafından gerekli görüldüğünde gerçekleştirilmelidir.  

Her iki doğumda da kesi ve dikiş uygulanabilir bu normaldir. Normal doğum sırasında epizyotami uygulanması halinde bu kesi 3-4 cm kadar olabilir ve iyileşmesi diğer kesi dikişleri gibi 1-2 hafta kadar sürmektedir. Dikiş sonrası ağrı olması normaldir iyileşme sürecinde azalar geçer. Normal doğum dikişini vücut emer ve kendiliğinde yok olur. Dikiş aldırılması gerekmez. 

Sezaryen doğum bir ameliyat olduğundan anestezi uygulanmaktadır. 

Sezaryen doğumda sezaryen dikişi uygulanır ve kesiye atılan dikiş 4-6 hafta sonra iyileşmektedir. Dikişlerin iki uç noktasında ağırıların daha fazla hissedilmesi normaldir. Dikişlerin atıldığı ilk dönemde ödem ve şişme durumu normaldir. Sezaryen doğumdan sonra oluşan ağrı ve yanmalar normal doğuma göre daha uzun sürer. Sezaryen doğumda uygulanan dikiş vücut tarafından emilerek yok olan dikiş değilse doğumun gerçekleşmesinden sonra doktorunuzun size bildirdiği tarihte alınır. Eğer kendiliğinden eriyen dikiş kullanıldıysa dikiş aldırmaya gitmeniz gerekmez. 

Yeni Doğan Bakımı Nasıl Olmalıdır ?

Hamilelik döneminin ardından başlayan yeni dönemde ebeveynlerin hayatı bebeğin yönlendirmesi ile şekillenecektir.  Bir bebeğin bakımı kolay değildir ilgi ve dikkat ister ancak zaman içerisinde ebeveynlerin yaptıkları okuma araştırma ve öğrenme süreçleri ile bu duruma alışılır ve adapte olunur. Süreci rahatça sürdürmek için daha önce bebek sahibi olmuş insanların tecrübesine başvurmak akıllıca bir adım olacaktır. 

Bebeğin yeni doğan dönemi doğumdan sonraki 28 gündür.  Bebeğin ilk ayını kapsayan bu dönemde dikkat edilmesi gerekenlerden bazıları şu şekildedir;

  • Bebeğin ilk banyosu
  • Emzirme düzeni sağlanması 
  • Bebeğin göbek deliği, göz, ağız ve cilt bakımı
  • Tırnak kesimi 
  • Gaz sancısının giderilmesi
  • Bebeğin uyku düzeni 
  • Bebeğin alt değişimi

Bu bakımlar sırasında ihtiyaç duyacağınız tüm malzemelerin kolay erişebilir ve toplu şekilde bulunması işlerinizi kolaylaştıracaktır. Bebeğinizin bakımı için tercih edeceğiniz bir bebek bakım çantası ile ihtiyaç duyacağınız tüm malzemelere evde, günlük gezintilerinizde ve seyahatlerinizde rahatça ulaşabilirsiniz. 

Uzman görüşlerine göre bebeğin odasının 12 metrekare üzerinde olması ve odada muhakkak bir cam bulunması gerekmektedir. Odaya güneş girmesi ve gün içerisinde havalandırılması bebeğin sağlığı için çok önemlidir. 

Bebeğin ilk banyosunun göbek bağı düştükten bir gün sonra yapılması gerektiğini söyleyen uzmanlar bebeğin banyo sırasında rahatladıklarını belirterek aç ya da tok olmalarını önermez. Uyku vaktinden önce 25 derecelik bir ortamda yapılması önerilir. 

Bebeğin her gün yıkanması gerekmez fakat bez değişiminden sonra bölgesel temizliğin özenli şekilde yapılması ve günde 2 – 3 kere altının değiştirilmesi gerekir. 

Alt değişiklikleri sırasında bebeğin altı kısa br süre havalandırılmalı ve ince bir tabaka bebek yağı uygulanmalıdır. Bebek yağı kuruduktan sonra alt değişikliği tamamlanabilir. 

Bebeğin göbek ve çevresinin temizliği sağlığı için önemlidir. Göbek kordonu bezin dışında bırakılmalı ve doktorunuz size önerdiği şekilde temizlenmelidir. Bir iki hafta sonrasında göbek kendiliğinden düşecektir. 

Sabahları uykusundan uyunan bebek için göz bakımı yapılmalıdır. Göz bakımı sırasında kullanılacak su önceden kaynatılmalı ve ılıtılmış olmalıdır. Bakıma başlamadan önce anne ya da baba ellerini sabunla yıkamalı ve kurulamalıdır. Temiz hale getirdiğinden emin olmalıdır.  Ilıtılmış suya bir parça pamuk batırılır ve fazla su sıkılarak pamuktan uzaklaştırılır. Gözlerin iç kısmından dış kısmına doğru nazikçe kirpik ve kirpik dipleri temizlenir. Gözlerden birbirine enfeksiyon geçmesinin önüne geçmek için gözlerde farklı pamuk tercih edilmektedir. 

Bebeğin ağız bakımı içinde anne ya da baba ellerini temizlediğinden emin olur. Daha sonra ılıtılmış suya batırılıp suyu sıkılan temiz bir bez yardımı ile bebeğin damağı ve ağız içi mukozası temizlenir. 

Yeni doğanların tırnakları çok hızlı uzamaktadır. Hareketlerini henüz kontrol edemediği için uzayan tırnakları ile kendisine zarar verebilir, bu nedenle uzmanlar el tırnaklarının haftada bir ayak tırnaklarının ise ayda bir kesilmesini önerir. 

Bebeklerin cilt tipi hassas olduğundan dolayı yeni doğan döneminde ciltlerini tahriş edecek etmenlere karşı dikkatli olunması gerekmektedir. Dar kıyafet tercihleri, rüzgarlı, sıcak ve kuru ortamlar bebeğin cilt sağlığına zararlıdır. 

Bebek yenidoğan döneminde günde 10 ya da 12 kez emebilmektedir. Anne sütü ile beslenen bebek ilk altı ay suya ihtiyaç duymayacaktır. Bu nedenle ilk altı ay anne sütü haricinde su ya da farklı bir besin verilmesine gerek yoktur.  Anne sütünün sindirimi kolaydır ve kemik gelişimini sağlar. Bebekler anne sütü ile beslendiğinde solunum yolu hastalıkları ve ishal gibi hastalıklar daha az görülür. Emme işlemi bebeğin psikososyal gelişimine katkı sağlar ve anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir. 

Bebekler ilk haftalarda gündüzleri daha sık uyuyabilmektedir. 3.aydan sonra geceleri daha uzun ve iyi uyumaya başlayan bebeklerin uyku öncesinde banyo yapmaları daha konforlu şekilde uyumalarına yardımcı olur. 

Bebeğin büyümesi ve gelişimi ile birlikte dikkat edilmesi gerekenlere ev düzeni de eklenecektir. Bebek büyüdüğünde merak duygusu ile birlikte daha hareketli olacağından bebeğe zarar verebilecek her şey önceden düşünülmeli ve tedbir alınmalıdır. Bunlardan bazıları şunlardır;

  • Pencerelere emniyet takılması
  • Dolap ve çekmecelere emniyet takılması 
  • Prizlere kapak takılması 
  • Bebeğin ulaşabileceği her türlü küçük cismin yutma ihtimaline karşı ortamdan uzaklaştırılması
  • Bebeğin ulaşabileceği ilaçların ortamdan uzaklaştırılması
  • Mobilyaların ve eşyaların bebeğe zarar vermeyecek şekilde düzenlenmesi.

Bebek Doğum Çantası Nasıl Hazırlanır ?

Doğum telaşının başlamasıyla birlikte ebeveynleri tatlı bir telaş alıyor ve bu süreçte gözden kaçan şeyler olabilir. Öncesinde çok defa aklınıza gelen ihtiyaçlarınızı eksiksiz bir şekilde tamamlayabilmeniz için bu yazıyı kaleme aldık. 

Doğum zamanı yaklaştığında ebeveynlerin ihtiyaç duyacakları malzemeleri bulunduracakları çantalarını hazırlamaları olası bir aciliyet durumunda rahatlık ve güven kazanmalarını sağlayacaktır. Bakım çantası hem bebeğin hem de annenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitede olmalıdır. 

Bebeğiniz dört yaşına kadar bir bakım çantasına ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle konforlu, fonksiyonel ve dayanıklı bir çanta tercihi yapılmalıdır. 

Uzmanlar doğum çantasını hamileliğin 32. haftasında hazırlanmasını önermektedir fakat erken doğum gibi ihtimaller göz önünde bulundurularak 27. haftada hazırlanması ve kolayca ulaşabileceğiniz bir yerde saklanmasını öneririz.

Peki neleri yanınıza almalısınız?

Sizin için;

  • Emzirme için öncen açılabilen iki adet gecelik.
  • Birkaç çift rahat ve sizi rahatsız etmeyecek iç çamaşırı
  • Ağır hizmet türü sıhhi pedler
  • Sabahlık ya da bir şal
  • Rahat terlikler
  • Sıcak tutan çoraplar
  • Göğüs pedi, meme uçları için krem ve emzirme sütyenleri
  • Ziyaretçi bekliyorsanız bir adet emzirme örtüsü
  • Telefon ve sarj cihazı
  • Tuvalet ve kozmetik malzemeleri 
  • Dudak Kremi
  • Vücut losyonu veya masaj yağı 
  • Hastane dosyası/notları
  • Eğer varsa doğum planı 

Bebeğiniz için;

  • Body
  • Zıbın
  • Ağız mendili
  • Bebek bezi
  • Islak alt temizleme mendili
  • Pişik kremi
  • Bebek şampuanı
  • Banyo havlusu
  • Port bebe, puset ya da anakucağı
  • Önden iliklenen 3 adet vücut tulumu
  • Çorap eldiven ve şapka 
  • Şapka ve battaniye bulunduran eve gidiş giysisi

Anne ve bebek için hazırlık yapılırken refakat edecek kişi unutulmamalıdır. 

Refakatçi için;

  • Cüzdan
  • Önemli evralar
  • Rahat kıyafetler
  • Terlik
  • Telefon ve sarj aleti

Hamileliğin son birkaç haftasında bebeğinizi alıp eve getirmeden önce dinlenin ve anın keyfini çıkartın. 

Hazırlık ve doğum sürecinizi rahat, huzurlu şekilde geçirip bebeğinizi sağlıkla kucağınıza almanızı diliyoruz.

tr
arenrutr